Özyönetimle idare edilen bir köy için çağrı

Seattle, No Border, Evian ve Heiligendam'ın itirazcı ve yaratıcı geleneğinin devamı olarak, Strasbourg'da, Nisan 2009'un 1'inden 5'ine kadar NATO-karşıtı zirve döneminde özyönetimle idare edilen bir köyün inşa edilmesi için çağrıda ve davette bulunuyoruz.
Devletin daha fazla dayatmakta olduğu baskıcı güçlerin ve teknolojilerin seferberliğine karşı, geçmiş zirve deneyimleri yeni mücadele biçimlerinin oluşturulmasının bir ihtiyaç olduğunu göstermişlerdir. Bu temelde, özyönetimle idare edilen köyler mücadelemiz için buluşma, paylaşma, düşünme ve hazırlama alanlarını somutlaştırmayı sağlamıştır.
Köy bir amaç birliği ve yaşam alanı olacaktır; salt sermayenin çıkarlarını koruyan askeri-polisye araç olan NATO'ya karşı çıkışımızın politik ifadesi olacaktır.
Tüm bireyleri, dernekleri, kolektifleri ve örgütleri, Fransa'daki bu emsalsiz eylem için harekete geçmek ve kapitalizmle kırılma alanı olan bu sosyal deneyler ve fikirler alanının yaratılmasına katkı sunmak amacıyla kendi yerel gerçekliği üzerinden kolektifler oluşturmaya çağırıyoruz.
Köy, Avrupa'nın dört köşesinden hazırlanmalıdır. Her küçük proje (bir sanatçı kolektif çadırı, özyönetimle idare edilen bir mutfak, sono aracı..vs...) inşaya bir taşdır. Köyün temellerini atmak için bu tür inisiyatiflere sahip herkes Strasbourg NATO-karşıtı Koordinasyonu ile irtibata geçebilir. Bu kolektif alanı yaşatmanın imkanlarına sahip olmak hepimizin elindedir.

Strasbourg NATO-karşıtı Koordinasyonu

Strasburg NATO-karşıtı Koordinasyonu

Biz kimiz?



Biz Strasburg'da bulunan ve genel olarak NATO ve onun 3-4 Nisan 2009'daki Strasburg-Kehl zirvesine karşı kurumlar ve bireylerden oluşan bir koordinasyonuz. Gerek ilerici, gerekse de radikal, çeşitli görüşlere mensubuz: bireysel veya kurumsal politik militanlar, sendikalar... Emperyalizme ve militarist barbarlığı temsil eden NATO'ya karşı micadelemizde birleşmş, geri kalan enternasyonal hareketle bağlantılı bir şekilde, NATO'ya ve gerçekleştireceği zirveye karşı mücadeleyi yerel alanda hazırlamak ve koordine etmek için buluşmaktayız.







NATO? Bir emperyalist araç!







NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) 1949'da Amerika Birleşik Devletleri ile Batı-Avrupa ülkeleri tarafından kuruldu. Bu tamamen soğuk savaşın ürünüdür. Bu politiko-askeri örgütün kuruluş amacı Doğu blokundan gelebilecek olası bir saldırıya karşı üye ülkeleri uyarmak ve korumaktı. Soğuk savaşın bitimiyle birlikte NATO dağıtılmış olmalıydı; bunun yerine, kendi gerçek mizaçını açığa vurdu. NATO kendi üyelerinin politik ve ekonomik çıkarlarına hizmet eden askeri bir araçtır; yani emperyalist araç.



Bu öncelikle insancıl operasyon adı altında atlantik ittifakının tarihinde ilk kez müdahalede bulunduğu eski Yugoslavya ile başladı. Ardından, müdahale stratejisi kendi üyelerinin çıkarlarını sınırları dışında (Afganistan, Irak) aktif korumaya dönüştü: Ortadoğu'ya askeri üs inşa etme, petrol kaynaklarını koruma, İran'ın çembere alınması..vs...



1966'dan beri Fransa, ABD ile politik ve askeri ittifakın üyesi kalmaya devam etmesine karşın NATO'nun komuta kademesinde yer almamaktadır. Bu sıfatıyla özellikle 2001'den beri Afganistan'da savaştadır.







NATO: bir kitle imha silahı







NATO, Fransa, ABD ve İngiltere üzerinden, ne denli olağanüstü imha gücünü taşıdığı bilinen binlerce nükleer savaş başlığına sahip. Ve ittifakın bu nükleer savaş başlıklarını uyarı operasyonları için kullanma ihtimalini taşımaktadır; öyle ki askerlerin bir kesimi, kullanımı sıradanlaştırmak adına mini mükleer bombaların geliştirilmesinden yanalar.







Strasburg ve Kehl'de büyük militarist ayine hayır!







60. kuruluş yıldönümü vesilesiyle NATO 3 ve 4 Nisan 2009'da Strasburg ve Kehl'de buluşacak. Zorunlu ve mecburen, bizi ilgilendiren kararları alacak yüzlerce asker ve politikacıyı karşılayacağız. Toplulukların söz haklarının gasp edilmesini bir kez daha görmeyi kabul etmiyoruz. Kendi bölgemizi -en az bir diğeri kadar- dünya gerçekliğinden kopmuş yöneticiler için teneffüs alanına çevirmek amacıyla kuşatma altında görmek istemiyoruz.







Aşırı sağa karşı!







Koordinasyon, bu anti-emperyalist ve anti-militarist mücadelenin fransız ve avrupalı aşırı sağcılar tarafından sahiplenilmesine kesinlikle karşıdır. Aşırı sağcı parti ve grupçukların anti-atlantist, milliyetçi, hükümdar konuşma ve eylemlerinin hareketimizce boğulmasına dikkat edeceğiz.







Hareketimiz enternasyonal olacak!







NATO'ya karşı, Strasburglu NATO-karşıtı koordinasyonu olarak, hareketin en geniş ve en enternasyonal olması için herşeyi yapacağız. Enternasyonal hareketle ilişkili olarak, sivil itaatsizlik temeli üzerinden bir karşı-zirvenin yanı sıra, NATO zirvesinin engellenmesini örgütleyeceğiz. Bu askeri-politik makineye karşı, silahlarımız tartışmalar, konferanslar, bağımsız haberleşme, yürüyüşler, engellemeler... ve aynı zamanda karşı-zirve öncesinde, anında ve sonrasında baskıya karşı dayanışmadır.



Ortaklaşabilecek merkezlerin onbinlerce katılımcıyı ve aynı şekilde bağımsız basını karşılamasını ve bilgilendirmesini istiyoruz. Kampların NATO'yu istemeyen ve emperyalizm ile militarist barbarlıktan kurtulmuş bir dünyayı kurmak isteyenleri karşılamasını istiyoruz.







Bize katılın!







Aylardan beri, bu karşı-buluşmanın örgütlenmesi Avrupa'nın değişik ülkelerinde hareket halindedir. Bu mücadelede birlikte çalışmak için ilgili kurumları bizimle irtibata geçmeye çağırıyoruz. Yine politik, militan, kurumsal ve sendikal örgütleri, grupları ve bireyleri bize katılmaya ve çağrımızı imzalamaya çağırıyoruz.







Premiers signataires : Fédération Anarchiste - Strasbourg ; No Pasaran - Strasbourg; No Pasaran - Alsace; Réseau No Pasaran ; Alternative libertaire - Alsace ; Sud Education-Alsace ; CNT 67 (Confédération National du Travail 67) ; CCA (Cercles Communistes d'Alsace) ; ATIK (Confédération des travailleurs de Turquie en Europe); UJFP (Union Juive Française pour la Paix) ; OCL Strasbourg (Organisation Communiste Libertaire) ; Gauche Alternative 67 ; des individus







NATO'NUN İLERİ ÜSSÜ: İSRAİL

DURUM TESPİTİ: ABD, AB ve İsrail'in tarihsel bağları

Kuruluşundan itibaren, İsrail devleti Batı'nın çıkarlarını Ortadoğu ve Arap dünyasında koruyan ileri karakolu olarak bilinmektedir.
Bu konum kaynağını ideolojik ve dini derinlikte, Batı'nın medenyet tarihi ve siyonizm temeli üzerinden almaktadır; tıpkı Tzipi Livni'nin dediği gibi: "NATO ve İsrail doğal ortak ve stratejik müteffiktirler. NATO'nun koruduğu Batı medenyeti ile Atlantik topluluğu İsrail'in doğal yurdudur".
Böylece, ABD'nin Avrupa'nın desteği ile başlattığı "Terörizme karşı Dünya Savaşı"nın başından itibaren ve 2001'den beri bu Batı çizmeli jandarma rolü daha da güçlendi.

NATO Konsey'i 1994'te Akdeniz Diyaloğu'nun inşasına başladı. Amaç, üye olan yedi ülke ile (Cezayir, Mısır, İsrail, Ürdün, Fas, Moritanya, Tunus), Filistin'i ve Filistin devletinin inşa edilmesi perspektilerini tamamen inkâr ederek bölgedeki güvenlik sorunları üzerinde diyalog oluşturmaktı.
Ancak İsrail'in NATO'yla özel ortaklığı 2001'de bilgi alanıyla ilgili güvenlik anlaşmasıyla başlamaktadır.
2005'te, NATO İsrail Savunma Kuvvetleri ile birlikte İsrail deniz sahasında gemi manevraları örgütledi.
2006'da ise, İsrail NATO'da kalıcı gözcü konumunu elde ediyor ve bu durum, ülkenin iç işleriyle ilgili Örgütün aldığı kararları veto etme hakkını kendisine tanımaktadır. Odur budur, sürekli olarak İsrail askeri harekâtlara katılması için davet edilmektedir ve kendisine beklediği desteği sunmaduğında ise NATO'yu eleştirme hakkını kendinde görmektedir; tıpkı Lübnan savaşında olduğu gibi.

Ekonomik olarak, özellikle Avrupa için İsrail özel bir ortaktır. On yıldır ekonomik işbirliği tam genişeme sürecindedir.
İfade edilmelidir ki İsrail, AB'nin araştırma ve gelişme programına katılanlar arasında avrupalı olmayan tek ülkedir. Art arda gelen hükümetlerinin, Türkiye ile aynı zeminde Birliğe girme taleplerinin daha fazla dile getirilmesinde bu yatmaktadır. Müteffiğin adaylığı ABD tarafından destek görecekti tıpkı 1973'te Birleşik Kralyet'inki gibi veya bugün Türkiye'nin gibi.
Bu ekonomik işbirliği Aralık 2008'den beri ve Barselona Süreci'nin oluşmasıyla birlikte daha da güçlendi. (Dikkat edelim ki Akdeniz Diyaloğu'na üye 7 ülkenin hepsi Barselona Süreci'ne üyedirler; yoksa Arap ülkelerinin Filistin katliamı karşısında sessiz kalmalarının anahtarı bu mudur?...)

İşte sonuç olarak NATO'ya girme ve Akdeniz Birliği'nin kurulması üzerinden mermere kazılmak üzere ekonomik, askeri ve güvenlik bağları bu şekilde oluştu.
Bu çeşitli işbirlikleri Uluslararası Topluluğun, sözde savunma eylemi adı altında Arap dünyasına karşı medenyet denilen kirli savaş yürüten İsrail'e desteğinin nedenini açıklamaktadır.


PEKİ YA FİLİSTİN???


Uluslararası Topluluk tarafından Filistin'in varlık olarak yok olması ve İsrail Devleti'nin tanınmasını ifade eden Naqbah'tan bu yana, Filistinliler siyonist işgalci politikanın boyunduruğu altında yaşamaktalar.

Aylara varan bir hazırlığın ardından, 27 Aralık'ta, İsrail yeniden emperyalist politikasını "Sertleşmiş Kurşun" adlı askeri harekâtıyla Filistinlilere karşı güçlendirdi.
Hamas'ın roketatarlarına karşı kendini savunma adı altında, Gazze halkına dayatılan ve ateşkesle birlikte kaldırılmış olması gerektiğine rağmen ekonomik ve ölümcül kuşatmadan hiç bahsetmeksizin, Tzahal Gazze şeridi üstüne en büyük askeri saldırısını başlattı.
Her gün, İsrail ordusu halka saldırmakta ve bile bile sivil konutları hedef almaktadır. Bunlar tam da terörist eylemlerdir.
İsrail'i askeri olarak beslemekle birlikte, ABD ve Avrupa Gazze'yi ve Batı Şeria'yı daha çok modern askeri malzemeler için deney sahasına dönüştürmekteler. Bu tam olarak İsrail'le özel ilişkileri teşhir olan ve bugünün cinayetleri karşısında büyük sessizliği ile Güney Osetya'da Gürcistan'a saldırı döneminde ateşli anti-Rus açıklamalarıyla özellikle tezat oluşturan NATO'nun "anti-terörist" nutuklarının ikiyüzlülüğüdür.

İsrail, ABD ve Avrupa arasındaki özel ekonomik ortaklık ve bununla birlikte NATO ile askeri ortaklık İsrail yönetimini cezasız kalacak şekilde rahatlatmaktadır.
Stratejik olarak, İran'a karşı baskıyı elden bırakmamanın aracı olarak İsrail'in askeri nükleer birikimini korumak da NATO'nun çıkarınadır. Ortadoğu'da İsrail nükleer silahlara sahip olan ve uluslararası yetkililerin nükleer denetimi (AIEA) yasak olan tek ülkedir.
Bütün bunlar İsrail'e, yeni güçlendirilmiş ortaklık anlaşmalarıyla daha da desteklenen yıkıcı askeri saldırısı için yeşil ışık yakmaktadır.


ARTIK İZİN VERMEYELİM! HEP BİRLİKTE NATO'YA KARŞI!


Dün ve bugün, Filistinliler NATO'nun yürüttüğü emperyalist ve askeri politikaların kurbanıdırlar. Yarın başka halklar olacak. Afganistan'da, Kosova'da veya Filistin'de, NATO sadece iktidarların kapitalist çıkarlarını korumaktadır.
Filistin halkını destekleyerek etnik temizliğe, bir halkın bombalanmasına, barbarca kuşatma altında tutulup boğulmasına karşı çıkmak, NATO'nun ve üyelerinin yürüttüğü veya desteklediği küresel politikalara karşı çıkmaktır.

3 ve 4 Nisan 2009'da, NATO 60. yıldönümünü Strasbourg ve Baden-Baden'de kutlayacak. Bu buluşmanın emperyalist ve kapitalist niteliğine karşı, herkesi 1 Nisan'dan 5 Nisan'a kadar Strasbourg'daki karşıt zirvede harekete çağırıyoruz.


HALKLAR ARASI SAVAŞA HAYIR
SINIFLAR ARASI BARIŞA HAYIR

Traductions

Une partie des productions écrites de la coordination est disponible dans d'autres langues. Cliquez sur le drapeau correspondant :

MAKE NATO HISTORY !!!!!!!!